Osmanlı Esnaf Teşkilatı

Osmanlı Esnaf Teşkilatı

Osmanlı esnafı üzerine konuşacağımız vakit esnaf teşkilatının yapısından söz etmemiz gerekir. Fütüvvet, ahilik, esnaf ve lonca kavramları Osmanlı esnaf yapısını yansıtmakta ve her biri, birbirinin meydana geliş serüvenini izah etmektedir.

Fütüvvet

Genel olarak feta ve fütüvvet kelimeleri sufi ve tasavvuf anlamında kullanılmakla beraber tasavvufta bu terimlerden çok defa fedakârlık, diğerkamlık, iyilik, yardım, insan severlik, hoşgörü ve nefsine söz geçirme gibi ahlaki nitelikler kastedilir.

Ahilik

Ahilik, XIII. yüzyılda Anadolu’da görülmeye başlayan ve bir süre sonra Osmanlı Devleti’nin kurulmasında önemli rol oynayan dinî-içtimaî teşkilâttır.

Ahilik, esnaf ve tüccarlar arasında dayanışma, birlik ve beraberlik esasına yönelik olarak kurulmuş bir teşkilattır. Bir başka ifadeyle Ahilik, bir mesleğe bağlı ve bir arada yaşayan insanlar arasında sosyal, ekonomik ve kültürel düzeni sağlamak amacıyla kurulan bir teşkilattır.

Ahiler çatışmacı değil, dayanışmacı bir ruh yapısına sahiptir. Zengin ile fakir, üretici ile tüketici, emek ile sermaye, millet ile devlet, kısaca toplumun bütün fert ve kurumları arasında iyi münasebetler kurarak herkesin huzur içinde yaşamasını sağlamak Ahi birliklerinin başta gelen amacıdır. Toplumda farklı statülerin olmasını normal karşılayan Ahilik, güçlünün zayıfı ezmesine, bir kimsenin haksız kazanç sağlamasına şiddetle karşıdır.

Ahiliğin asıl amacı, insanların dünya ve ahirette huzur içinde olmalarını sağlamaktır. Bu anlayış ahilerin dünya için ahiretini veya ahiret için dünyasının terk etmeyen dengeli bir hayat anlayışını geliştirmelerini sağlamıştır.

Ahiliğin amaçları arasında sayabileceğimiz diğer hususlar şunlardır:

Türk gençlerini sanat sahibi yaparak başıboşluktan ve her türlü akımdan kurtarmak, düzenli birliklerin bulunmadığı veya yetersiz olduğu zamanlarda bulundukları yerin savunmasını üstlenerek huzur ve güvenliği sağlamaya çalışmak, Anadolu Türklerinin yerleşik hayata geçişini hızlandırarak Anadolu’yu Türkleştirmek ve İslamlaştırmak, Türk esnaf ve sanatkarları arasında iş birliği, dayanışma ve iyi ahlak kuralları oluşturarak bunları halka yaymak.

Esnaf

Osmanlı’da el sanatları ile uğraşanlarla geçimlerini mal ve hizmet üretimi, alım ve satımı ile sağlayanların genel olarak adına esnaf denmektedir.

Esnaf sistemi, kalite kontrol ve standardizasyonu ile fiyat istikrarını sağlayıcı, haksız rekabeti, aşırı üretimi ve işsizliği önleyici bir anlayışa dayanıyordu. Sistem yarı özerk yapısıyla devletin uyguladığı narh politikasının en önemli yürütme ve denetim cihazını oluşturuyordu.

Lonca

Lonca; teşkilatlanmış esnafın birliğiyle ilgili çeşitli fonksiyonların icra edildiği özel yerin adı olup teşkilatlanmış esnaf gruplarını ifade eden bir anlam da kazanmıştır. Kelime İtalyanca loggiadan gelmektedir. Fransızca şekli olan loge Türkçe’ de loca olarak geçer ve “hücre yahut oda, özel tahsis edilmiş mekân” anlamına gelir.

Lonca kelimesi ilk olarak yer ismi manasında kullanılmıştır. Teşkilatlanmış esnaf amillerinin gerekli hammaddeyi temin edip esnafa dağıttığı, depoladığı yerdi.

Gedik

Türkçe bir kelime olan gedik “eksik, kusur; yıkık yer, duvarda açılan çatlak” anlamlarına gelir. Terim olarak ise inhisar ve imtiyaz esasına dayanan askeri, idari, hukuki ve iktisadi manalar ifade etmektedir. Osmanlı tarihi ve hukuku açısından önem taşıyan yönü hukuki ve iktisadi manasıdır.

Ahilik kendi kurul ve kararlarıyla 3. Sultan Ahmet dönemine dek sürmüştü. Ancak bu Osmanlı sultanı döneminde gedik sistemi uygulamaya sokuldu.

Kısaca gedik kavramının farklı olan yanı; din ayrımı gözetilmeksizin sahibine sanat, ticaret ve ekonomi alanlarında ayrıcalık tanıyan yeni bir uygulamanın başlamasıdır.

Tekel ve imtiyaz anlamına gelen gedik, sahiplerinin işleyeceği işi başkalarının işleyememesi ve satacağı şeyi başkalarının satmaması koşulu ile hükümet tarafından verilen senedin içindeki hükümlerin kullanılması ve yürütülmesidir.

Gedik sistemini önemli kılan özellik nedir?

Osmanlı Devleti’nin gayrimüslimler üzerindeki egemenlik alanı büyüyüp genişledikçe, sanat ve sanatkârlar çoğalıp dalları arttıkça bu Müslüman ve gayrimüslim ayrımı daha fazla sürdürülememiş, ortak çalışma zorunluluğu doğmuştur. Bu din ayrımı gözetilmeden vücut bulan, eski mahiyetinden büyük farkı olmayan yeni organizmaya gedik denmiştir.

Osmanlı esnaf teşkilatındaki bozulmaların sebepleri nelerdir?

Etkenleri sıraladığımızda; politik karar merkezlerinin yabancılaştırılması, Avrupa’nın yeni dünya zenginliklerine el koyması, transit ticaret yollarının önemini kaybetmesini sayabiliriz. Avrupa ticaret yolunun değişmesi Osmanlı mallarına karşı büyük bir rekabet ortamını meydana getirdi.

Osmanlı ekonomisinde uygulanan sıkı narh sistemi ve kalite kontrolü nedeniyle esnaf artık mal üretemez hale geldi. Ahi birlikleri üretimi ihtiyaca göre ayarlamaktaydı. Ahi birliklerinin yeni gelişen rekabet ortamına ayak uydurma metotlarını uygulamaları düşünülemezdi. Dıştan gelen baskılar arttıkça çözüm yolu aranacağına kendi içine kapanılmıştır. Dolayısıyla artık çözüm bulma gücü kalmamıştır.

Bünyamin Kayalı
Kuveyt Türk Katılım Bankası / Ödeme Sistemleri Müdürlüğü

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner7
Günün Anketi Tümü
Katılım Finans 24. Sayısını Değerlendirin!
Katılım Finans 24. Sayısını Değerlendirin!
banner9

Gelişmelerden Haberdar Olun

@