Küresel Krizler Karşısında Bankacılık

Katılım Finans Sistemi 01.03.2021, 16:31 21.04.2021, 22:49 Meryem ÖZKAN
80
Küresel Krizler Karşısında Bankacılık

Finansal sistem, kredi arzındaki artış, yatırımlardaki yükseliş ve yüksek bir ekonomik büyümenin ardından gelen krizlerle doludur. Bankalar, bankacılık faaliyetleri sırasında ortaya çıkan riskleri yöneterek faaliyetlerini yürütür. Sahip olduğu itibar çerçevesinde topladığı fonları, fon ihtiyacı olanlara tahsis etmektedir.

Katılım bankacılığı krizleri başarıya çevirdi

1997 Uzak Doğu Asya Krizi, milli paraları aşırı değerlenmesi ve spekülatif alanlara yatırım yapan sıcak paradan dolayı ortaya çıkmıştır. Kriz sonrasında paralar yüzde 80 oranında eriyerek reel sektör ve bankalar büyük zarara uğramıştır. Kriz esnasında bu durumdan en az etkilenen katılım bankaları oldu.

2001 Krizi, Türkiye bu krize girerken dünya ekonomisi konjonktür olarak çıkış eğilimi yaşamaktaydı. Türkiye, bu krizde yüzde sekiz oranında küçülme yaşamıştır. Devalüasyon ise yüzde 80 olmuştur. Krizi nedeniyle 23 mevduat bankası batmıştır. Batan bankalar nedeniyle hazineye 50 milyar dolar yük gelmiştir. Batan Özel Finans Kurumları’ndan (ÖFK) dolayı ise devlete yük gelmemişti. Çünkü zararı, kâra ve zarara katılma esası nedeniyle hesap sahipleri üstlenmiştir.

2008 Krizi, önce ABD’de başlamış ardında tüm dünyaya yayılmıştır. Krizden gelişmiş ülkeler gelişmekte olan ülkelere göre daha çok etkilenmiştir. O dönemde Wall Street’te kriz nedeniyle mağdur olan ve sistemi protesto eden kalabalığın içinde bir protestocunun taşıdığı “İslami Esaslara Göre Bankacılık Yapalım” sloganı ise manidar olmuştur.

Katılım bankaları ekonomik krizlere karşı nasıl tedbirler alır?

Katılım bankalarının ekonomik krizlere karşı dayanıklı olmasının en önemli sebebi katılım bankalarının çalışma prensibidir. Bu prensipleri şöyle sıralayabiliriz;

Faiz yasağı, bankaları gelecekteki risklerden korumakla beraber yaşanılabilecek bir kriz durumunda oluşan kötü durumları minimuma indirgemektedir. Zira kâra ve zarara ortak olma ilkesinden dolayı katılım bankaları ne kadar kâr elde edildiyse onu paylaştıkları için krizleri daha kolay atlatmaktadır.

Belirsizlik yasağı, taraflardan birisinin zararına yol açabileceği için yasaklanmıştır. Faiz de bir belirsizlik türüdür. Yani taraflar ne kazanacağını bilmeden taahhüde girer. Değişken faiz ise daha da belirsizlik oluşturmaktadır.

Aşırı risk ve spekülasyon, büyük zararlar oluşturabileceğinden yasaklanmıştır. Örneğin, Bitcoin İslam fıkıhçıları tarafından meşru görülmemiştir.

İnsanlığa zararlı nesnelerle ilgili hizmet yasağı, örneğin, alkollü içecek, tütün mamulleri ve şans oyunları gibi konularda bankacılık hizmeti verilmesi yasaklanmıştır.

Risk paylaşımı esası, faizsiz bankacılıkta zarara katılım olmayan işlerde kâra katılım meşru görülmemiştir. Riskin tek kişide toplanması kabul edilmemiştir.

Reel ekonomiye bağlılık, krizler genellikle finansal işlemlerin büyük bir balon oluşturmasıyla oluşur. Aşırı para hırsı, şeffat olmayan bir yönetim gibi sebepler bu balonu daha da şişirirmektedir. 2008’de Lehman Brothers’ın batması bu duruma örnek olarak gösterilebilmektedir.

Yasemin Çelebi 

Paylaş

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner7
Günün Anketi Tümü
Katılım Finans 24. Sayısını Değerlendirin!
Katılım Finans 24. Sayısını Değerlendirin!
banner9

Gelişmelerden Haberdar Olun

@