Yapıcı Yıkım, İnovasyon ve İstihdam

Değişim ve evrilme, piyasa paydaşlarını kurum ve kişileri derin şekilde etkileyebilme gücüne sahiptir.

Standartlar ve Yönetim 12.04.2021, 14:54 03.05.2021, 12:32
357
Yapıcı Yıkım, İnovasyon ve İstihdam

Yapıcı-yıkım; en temel manası ile yeni anlayış ve uygulamaların mevcut paradigmaların yerini aldığı ve kullanıldığı süreçler bütünüdür. Ekonomist Joseph Schumpeter’in literatüre kazandırdığı yapıcı yıkım (creative destruction) kavramı, oluşan yeni paradigmaların sancılı bir süreç sonucu eski sistemleri zaman içerisinde ortadan kaldıracağını ortaya koyan bir görüş olarak da ifade edilmektedir.

İnovasyon olgusu, yeni bir ürün ve hizmetin ortaya konulması sürecidir

Söz konusu bu değişim ve evrilme, piyasa paydaşlarını kurum ve kişileri derin şekilde etkileyebilme gücüne sahiptir. Bahsi geçen bu yenilik sürecinin temelini inovasyon oluşturmaktadır. Her keşif gibi ihtiyaç kavramından doğan ve tüm icatların etimolojik yapısında var olan inovasyon olgusu, yeni bir ürün ve hizmetin ortaya konulması sürecini ifade etmektedir.

Bir toplumun refah ve zenginlik ölçütlerini maksimize etmesi, ortaya koyduğu girişimcilik ve inovasyon potansiyeli ile doğrudan ilişkilidir. Bu sebeple gelişmişlik düzeyi her ne olursa olsun sürdürülebilir ve kalkınma ile terbiye edilmiş bir iktisadi büyümenin temel kaynağı olarak inovasyon gösterilmektedir.

Bu değişim sürecinde, firmalar ve piyasalar yapısal rekabet gücünü elde edebilmek adına otomasyon ve robotik teknoloji süreçlerini hızlandırmaktadırlar. İlgili değişim bir taraftan endüstriyel dinamikleri harekete geçirirken diğer taraftan insan ve emek olgusunun öneminin azaltmaktadır. Bu durum bireylerin işlerini elinden alarak gelirlerini ve yaşam standartlarını olumsuz etkilediğinden modern kitle ekonomisinin sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir.

Teknolojiye uyumsuz işsizlik

Sanayi devriminden günümüze kadar olan tarihsel süreci incelediğimizde sürekli gelişen teknoloji bir yönü ile vasat endüstrileri olumsuz etkilerken, diğer yandan yeni endüstriler ve iş kolları ortaya çıkarır ve "yapıcı yıkım" bu yönü ile dengesizliğin içinde bir denge oluşturarak oluşumuna devam eder.

Problematiğin temelinin baktığımızda temel sorunun değişim değil bu değişime ayak uyduramamak ve süreci ıskalamak olduğu realitesi karşımıza çıkmaktadır. Konuya bu açıdan baktığımızda teknolojik işsizlik tanımı yerine, teknolojiye uyumsuz işsizlik çok daha yerinde bir tespit olacaktır.

Üretim süreçlerinin belirli evrelerden geçerek emek faktörü yerine daha ziyade robotik teknoloji eksenine kayması hasebi ile işgücünün de bu değişime ayak uydurması gereği kaçınılmaz olmuştur. Bu gelişim döngüsünün süratle ilerlemesi, sürece uyumlu istihdam politikasının gereğini ve önemini bir kez daha ortaya çıkarmıştır.

Tüm iktisadi yapıyı etkileyecek radikal bir değişiklik içeren ve süreklilik arz edecek bir şekilde eskiyi imha ederek tüm yapıyı endüstriyel mutasyona uğratan bu süreçte ortaya çıkabilecek istihdam sorunlarını minimize etmenin temel çözümü; mevcut emek faktörünün entelektüel, gelişime açık ve fonksiyonel işgücü ortaya koyacak şekilde formülize etmekten geçmektedir.

İbrahim Gökburun

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner7
Günün Anketi Tümü
Katılım Finans 25. Sayısını Değerlendirin!
Katılım Finans 25. Sayısını Değerlendirin!
banner9

Gelişmelerden Haberdar Olun

@