18.03.2021, 16:36 134

Merkez Bankaları Dijital Paraları Ve Kripto Paralar Ekosistemi

İçinde bulunduğumuz yaşam, pek çok açıdan dijital dönüşümün etkilerini iyiden iyiye gündelik hayatımızda da hissettiğimiz bir dönem. Pandemi ile birlikte sadece eğitim, seminer, toplantı veya iş hayatını değil artık neredeyse tüm sosyal hayatımızı ve finansal aktivitelerimizi de hiç olmadığı kadar dijital çözümlerle sürdürüyoruz. Bir yandan Bitcoin ve kripto paralar üzerine her gün yeni bir haber okuyoruz, bir yandan da merkez bankalarının da kendi “dijital para” hazırlıkları içinde olduğunu duyuyoruz. İçinde bulunduğumuz dönemde yine Facebook, Tesla, Apple, Alibaba, Google, Samsung gibi teknoloji şirketlerinin de dijital ödeme çözümleri ve hatta kendi paralarını çıkarma planlarını heyecan ve biraz da endişe ile takip ediyoruz.

2008 yılında Bitcoin’in hangi şartlarda bir makale aracılığıyla duyurulduğunu hatırlamakta fayda var. Dünya o dönem ABD’de “mortgage” krizi ile tetiklenen bir finansal çalkantıdan geçiyor. 2008 yılı ABD Merkez Bankası’nın (FED) krizden sorumlu tutulabilecek dev finans kuruluşlarını iflas etmekten kurtarabilmek için trilyon dolarlar seviyelerinde kurtarma paketleri açıklamış olduğu ve çok ciddi güven sarsıntısı yaşanan bir dönem. O dönemde yazarı anonim (Satoshi Nakamoto) olan Kişilerarası Nakit Gönderme Protokolü: Bitcoin makalesi bir manifesto niteliğinde yayımlandı; “Tüm finans sistemini kurumlar üzerinden yürütmek yerine kişiler ve yazılım sistemleri üzerinden yeniden inşaa etmek ve sürdürmek mümkün” mesajıyla…

2008’de başlayan bu süreç 2015 yılında Ethereum ile yeni bir seviyeye geçti. Ethereum platformu “Akıllı kontrat” araçlarıyla, artık sadece finans sisteminden ibaret olmayacak şekilde tüm dijital süreçlerin hemen her sektörde kurumlar üzerinden değil, yazılımlar üzerinden işlemesine olanak veren bir teknolojik altyapı, “Merkeziyetsiz Organizasyonlar” temasını sundu. Merkeziyetsiz Organizasyonlar, “Yazılım kanundur” prensibiyle işliyordu ve bu yeni yönetimsel yapılar, anayasa maddeleri yerine “kod” parçalarını hukuksal zemin kabul ediyordu. Bitcoin ve Ethereum ile başlayan “merkeziyetsizlik” akımı şu anda 6200’den fazla “coin” projesi ile devam ediyor. Kripto paralar ekosistemi, önce görmezden gelindi. Sonrasında otoriteler tarafından sert açıklamalarla yasaklatılmaya çalışıldı ya da dolandırıcılık araçları olmakla itham edildi. Hâlâ bu ithamlar artan fiyatların yaratabileceği “balon” endişesiyle birlikte devam ediyor. Öte yandan 2015 yılından itibaren önce IMF sonra İsveç, Avrupa ve Çin Halk Cumhuriyeti merkez bankaları çalışma grupları oluşturarak Bitcoin ve Ethereum’un altyapısını oluşturan Blockchain Teknolojisi üzerine araştırmalar yapmaya, raporlar hazırlamaya ve nihayet kendi “dijital para” projelerini duyurmaya başladılar.

Merkeziyetsiz altyapıları “merkezi” kurumların işleyişiyle birleştirmek kolay değildi, özellikle de gerekli regülasyonlar henüz ortada yokken. Dolayısıyla bu çalışmalar çok ağır ve sessiz sedasız ilerliyordu. 2019 Haziran ayında önemli bir gelişme, başta merkez bankaları olmak üzere tüm finans kurumlarının dikkatini çekti. 2,8 milyar kullanıcısı ile Facebook “Libra” adıyla kendi dijital parasını çıkaracağını ilan etti. Tüm dünya nüfusunun üçte birinden fazla kullanıcısı olan bir teknoloji devinin üstelik yine çok önemli başka şirketlerle oluşturduğu bir konsorsiyum ile birlikte kendi parasını piyasalara süreceğinin ilanı tepkisiz kalmadı. İlk olarak Fransa Merkez Bankası’nın, Libra projesinin ortaya çıkaracağı finansal istikrarı zedeleyici etki gündeme getirildi. Brezilya ve pek çok merkez bankası projeye dair endişelerini dile getirdikten sonra konu Mark Zuckerberg’in ABD Senatosu’nda sorguya çekilmesine kadar ilerledi.

Aralık 2020’de, “Diem” adıyla ve farklı özelliklerle 2021 yılında yeniden hayata geçirileceğinin duyurusuna kadar proje rafa kalktı. Tam bu noktada, konunun hukuksal zemindeki tartışma alanlarında da en çok gündem teşkil eden “kripto para”, “dijital para” ve “stabil para” kavramlarını netleştirmek gerekirse kripto paralar; Bitcoin ve Ethereum gibi, blockchain ağı üzerinde, yani para arzına gerekli donanımsal ve yazılımsal yükümlülükleri yerine getiren her kişi ve kurumun katılımcı olabileceği dijital değerli varlıklardır. Dijital para ise kripto paralardan, kullanım kolaylığı, anlık transfer özelliği, programlanabilir ve güvenli olması gibi özellikler bakımından feyz alınmış ancak üretimine ve dağıtım politikalarına bir merkezi kurum ya da grup tarafından karar verilen, özellikle ödeme sistemleri için dizayn edilen bir dijital değerli varlık sınıfıdır. Kendi piyasa mekanizmaları olan kripto paraların değerinin ne kadar değişken olduğu herkesin malumudur. İşte stabil para da bir dijital paranın değerinin dolar, euro ya da TL gibi bir itibari paraya, bazen de altın gümüş gibi fiyatı en azından kripto paralar kadar dalgalanmayan bir varlığa endeksli versiyonudur. Bu açıdan stabil paralar, geleneksel finans varlıklarıyla, dijital finans varlıkları arasında bir köprü olma özelliğini taşırlar. Öte yandan, aynen dijital parada olduğu gibi, istisnalar dışında çoğunlukla stabil paralar merkezi yapıdadır. 

İçinde bulunduğumuz salgın dönemi, piyasalara acil müdahaleler için etkin ve hızlı para politikalarına fazlasıyla ihtiyaç duyulan bir dönem. Öte yandan, “The Block” raporuna göre, şu anda dünyadaki bankaların yüzde 80’i, dijital para çalışma grubu oluşturmuş vaziyette. Çin Halk Cumhuriyeti’nde “dijital yuan” projesi pilot olarak başlamış durumda, hatta kullanımının denenmesi ve yaygınlaşması için halka ikramiye ile dağıtılıyor. T.C. Merkez Bankası Başkanı Sayın Naci Ağbal 2021 yılının ikinci yarısında “dijital para” çalışmalarında pilot aşamaya gelineceğinin müjdesini verdi. Bununla birlikte hali hazırda “Fonların Anlık ve Sürekli Transferi” (FAST) sistemi her geçen gün artan banka sayısıyla, Havale-EFT ayrımını ortadan kaldırıp, kripto paraların 7/24 dünyanın her yerine anlık transfer özelliğini ilk başta ülke çapında uygulamaya alıyor. MasterCard, Visa gibi kurumların kripto paraları ödeme sistemlerine entegre etmeyi planladıklarını duyurdukları bu dönemde, merkezi kurumların ve yatırım kuruluşlarının hiç olmadığı kadar finansal teknolojilerle ilgilendiği bir dönemdeyiz. Ümid ediyoruz ki, global çapta “dijital para-kripto para” ekosisteminin tüm aktörlerinin iş birliği içinde olacağı ve uygun regülasyonlarla da bu ekosistemin büyümesinin önünün daha da açılacağı günler bizleri bekliyor.

BlockchainIST Center Direktörü Dr. Öğr. Üyesi Bora Erdamar

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@