Kazanımlarla Dolu 20 Yılı Geride Bırakmanın Mutluluğunu Yaşıyoruz

TKBB’nin en temel amacı Türkiye’de bir finansal endüstri oluşturmaktır.Birlik üyesi banka kuruluşları bu endüstrinin öne çıkan aktörlerini temsil ederken, katılım finans ekosisteminin oluşum süreci ise TKBB tarafından inşa edilmektedir.

Kapak Konusu 24.11.2021, 11:43 01.12.2021, 17:37
50
Kazanımlarla Dolu 20 Yılı Geride Bırakmanın Mutluluğunu Yaşıyoruz

Türkiye’de katılım bankaları ilk olarak özel finans kurumları olarak kurulmuştur. Mevzuat yapılırken, Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından 1983 yılının sonunda çıkarılan Hükûmet Kararnamesi ile bu finansal kuruluşlar, “Özel Finans Kurumu” olarak adlandırılmıştır.

Bu çerçevede Türkiye’de özellikle faizden uzak duran özel sektörün faizsiz finans kuruluşu kurma talebi oluşmuştur.Bunu takip eden 1984 senesinde ise Körfez sermayeli iki finans kuruluşu olan Albaraka Türk ve Faysal Finans kurumları kurulmuştur. 1995 yılında birlik veya dernek kurma fikri ortaya çıkmış ve kısa bir süre içerisinde, Özel Finans Kurumları Birliği Vakfı kurulmuştur.Bu sektör Türkiye için yeni bir finansal model olduğu için bizler bu modeli oluşturmanın yanı sıra muhataplarımıza, müşterilerimize ve para yatıranlara bu finansal modeli anlatma görevini üstlendik. Başkanlık vazifesini ilk olarak benim yürüttüğüm, Özel Finans Kurumları Birliği Vakfı çatısı altında;aylık gündemlerimiz doğrultusunda ilgili birimlere,kamu kurumlarına veya kamuoyuna bilgi paylaşımları yapılmaya başlandı. Sonraki dönemde üç kişilik bir kadro ile Özel Finans Kurumları Birliği hayata geçirildi. 2001 yılının Mayıs ayında oluşan krizle birlikte mevcut özel finans kurumları, kendi aralarında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na benzer bir güvence fonu adı altında yeni bir fon oluşturdu. 2002 yılında Özel Finans Kurumları Birliği, bankacılık kanununa dahil oldu ve 2005’te ise tüm bankacılık kanununda yapılan düzenleme neticesinde özel finans kurumları, katılım bankası adı ile yer almaya başladı. Bu doğrultuda Birliğimizin adı da Türkiye Katılım Bankaları Birliği olarak güncellendi. 2002 yılının Haziran ayından itibaren Türkiye Özel Finans Kurumları Birliği’nde başladığım Genel Sekreterlik görevini hala yürütmekteyim. Başkanlık göreviise Birliğin ilk günlerinden itibaren iki yıllık görev süresi ile Birliğe üye özel finans kurumlarının genel müdürleri arasından seçilmekteydi. TKBB çatısı altında da aynı organlar teşekkül ettirilmeye devam edilmektedir.

2001 Sonrası Finansal Sistemin Reform Edilme Süreci

2005 yılında bankacılık kanununda yapılan düzenleme, 2001 krizinin bankacılık sektöründeki tahribatını gidermeye yönelik bir çalışma olarak hayata geçirildi. Hem düzenlemede hem de denetlemede etkin bir mekanizma oluşturulması amaçlandı. Hatta bu doğrultuda BDDK’dan ayrı olarak TMSF adında yeni bir oluşuma gidildi. Bu oluşumun, daha çok sistem dışı kalan finansal kuruluşları ve bankaları tasfiye etmeye yönelik mekanizmaları kurması amaçlandı.

2001 krizinin etkilerini yok etme sürecinde, IMF’in de ısrarıyla bağımsız kurul ve kuruluşlar oluşturuldu. Yani siyasetin ekonomi üzerindeki etkinliğini azaltacak  mekanizmalar kurulmaya çalışıldı. Bağımsız kurullar öne çıkarıldı ve yetkilendirildi. Finans sisteminin reforme edildiği bu süreçte IMF, Türkiye’ye finansman desteğinin yanı sıra yönetim konusunda da uzman yöneticiler gönderdi. Bu sayede Türkiye’ye yapılan finansal katkının, yönetici bazında da denetlenmesi amaçlandı. Oluşturulan bu sistemler sayesinde krizden en fazla etkilenen kurumlar olan kamu bankaları, düzeltilerek tekrar banka sistemine dönmesi sağlandı. Yapılan çalışmalar neticesinde kamu bankaları bir araya getirilerek, ortak bir yönetim kurulu oluşturuldu. Bu çerçevede kamu bankalarının yanı sıra özel bankalar da reforme edildi ve BDDK’nın daha etkin hale gelmesi ile bankacılık sistemi Hazine’den ayrılmış oldu.Türkiye’de şu an bu alanda faaliyet gösteren iki farklı birlik bulunuyor; Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) ve Türkiye Bankalar Birliği (TKBB). Bu iki birlik de kamu tüzel kişiliği olarak,aynı temel regülasyonlarla oluşturulmuş ve Bankacılık Kanunu’ndaki yeri ve hukuki gücü aynı olan birliklerdir. TKBB, katılım bankacılığı sektörünün meslek birliği iken, TBB ise konvansiyonel bankaların birliğini ifade etmektedir.

Neredeyse iki birliğin de mevzuatları tamamıyla birbirleriyle örtüşmektedir. İki kurumun faal olduğu alanlar birbirlerinden farklı olsa da; sermaye yeterliliği, risk düzenlemeleri veya kredi gibi konularda aynı prensipleri uygulamaktadırlar.

2005 yılından beri TKBB adı ile faaliyet gösteren Birliğimiz, Türkiye’de katılım finans sektörünün oluşumu konusunda birçok önemli hizmete imza atmıştır. Yönetim kurulu, genel sekreterlik, rekabet hukukuna uygun çalışma düzeni ve eğitim altyapısının oluşturulması gibi hizmetlerle daima sektörün oluşum sürecinde ihtiyaç duyulan temel dinamiklerin sağlanması amaçlanmıştır. 2018 yılında Birlik bünyesinde oluşturduğumuz Merkezi Danışma Kurulu ile banka uygulamalarının İslami prensipler anlamında yeknesak hale getirilmesi amaçlanmıştır. Diğer taraftan, son 2 senedir yurt dışındaki kurumlarla iyi ilişkiler yürütülmüş ve bu sayede sektörümüzün uluslararası yapısı ile de yakın temaslar gerçekleştirilmiştir. Birlik veya enstitüler gibi faizsiz finans ve İslami bankacılığa ilişkin hemen her kurumsal yapı ile interaktif ilişkiler kurulmuş ve özellikle son 5 – 6 yıldır üniversiteler ile kurulan etkileşimlerin de artışıyla sektör adına eğitim, yayın ve kamuoyu ilişkileri gibi çalışmaların tamamı,TKBB tarafından katılım finans sektörü adına yürütülmeye başlanmıştır.

TKBB olarak esas vazifemiz de bu sektörel altyapı desteğini sürekli olarak daha ileri noktalara taşımaktır.

KATILIM FİNANS EKOSİSTEMİ VE TKBB

TKBB’nin en temel amacı Türkiye’de bir finansal endüstri oluşturmaktır. Birlik üyesi banka kuruluşları bu endüstrinin öne çıkan aktörlerini temsil ederken, katılım finans ekosisteminin oluşum süreci ise TKBB tarafındaninşa edilmektedir. Eğitim, mevcut standartlar, temel prensiplerin belirlenmesi, sektörün bilinirliği yönündeki çalışmalar gibi başlıkların tamamı TKBB tarafından yürütülmektedir.Tüm bunların yanında sektörün tanıtımı adına basın-yayın organlarında veya üniversitelerde düzenlenen pek çok etkinliğe katılım göstererek, kamuoyu iletişiminde de etkin bir rol üstlenmekteyiz. TKBB bünyesinde iki ayda bir yayınlanan Katılım Finans dergisi,sosyal medya kanalları, web sitesi gibi dijital medya çalışmaları ve sponsorluklar ile de tanıtım faaliyetlerimiz oldukça geniş bir kapsamda gerçekleştirilmektedir.Öte taraftan, İstanbul Üniversitesi’nde açılan Faizsiz Finans Enstitüsü Kütüphanesi’nin inşası da TKBB tarafından yapılmaktadır. Ayrıca hazırlanma süreci devam eden sözlük çalışmamızın da katılım finans ekosistemindeki kavramların yerleşik bir nitelik kazanmasında önemli bir fayda sağlayacağına inanıyorum. Yapılan tüm çalışmalar, bu sektörün derinlik kazanması ve mimari altyapısının oluşumunda büyük bir önem arz etmektedir. TKBB olarak esas vazifemiz de bu altyapı desteğini sürekli olarak daha ileri noktalara taşımaktır. 2015 yılında katılım finans sektörüne hizmet etmesi için TKBB tarafından bir Strateji Belgesi çalışması da yürütüldü. Profesyonel bir şirketle iş birliğinde, hazırlanan bu belgede; BDDK, Merkez Bankası ve T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı gibi sektöre ekosistem oluşturabilecek tüm paydaşların yer alması sağlandı. Strateji Belgesi, 2015 yılından beri sektörümüzde yol gösteren bir kılavuz niteliğinde kullanılmaktadır. Geçtiğimiz yıl yine aynı bağımsız denetim ve araştırma şirketi ile yapılan güncelleme çalışması sonrası, eklediğimiz yeni stratejik hedeflerle de katılım finans sektörünü ileriye taşıyacakstratejilerin hayata geçirilmesi için çalışmalarımız sürmektedir.Yapılan güncelleme çalışmasında eklenen yeni stratejik hedeflerden olan dijitalleşme stratejisi, özellikle pandemi sonrasında sektörümüz için çok büyük bir önem kazanmıştır. Yapılan düzenlemeler sayesinde bankacılığa dair hizmetlerin ciddi bir kısmı yalnızca dijital kanallar üzerinden ve oldukça süratli bir şekilde yerine getirilebilmektedir. Katılım bankaları hem Türkiye’de hem de dünyada henüz genç sayılabilecek bir sektörü oluşturmaktadır. Sektörün ülkemizdeki gelişimi ise dünya örneklerini yakalamış olmakla birlikte, dijital bankacılık gibi spesifik alanlarda daha da ileri seviyededir.

Faydalı olacağını öngörerek, inovatif yaklaşımlarla ortaya koyulan yeni bir ürünün hayat bulması bazen birkaç yıllık bir süreci kapsayabiliyor. Dolayısıyla sistemdeki diğer kurumlarla birlikte kolektif bir çaba gösterilmesi, ortak mesailer sarf edilmesi büyük bir önem arz ediyor. TKBB bünyesindeki sürekli faaliyetleri 26 kişilik bir ekip ile yürütmekteyiz. 30’a yakın kişiden oluşan bir çalışma grubu ile de bazı geçici süreçlerin yönetimi gerçekleştiriliyor. Böylece ilerleme yolunda kolektif bir emek anlayışı ile sektörümüzü sürekli daha ileri boyutlara taşımayı hedeflemekteyiz. Bunun yanında düzenleme, mevzuat, hizmet üretilmesi veya yeni ürün geliştirme faaliyetleri özel gayretler ile oluşturuluyor. Katılım finans sektörünü ileriye taşıma vizyonuyla, gelişimine katkıda bulunacak çalışmalarla desteklemekteyiz.Bu doğrultuda sigorta kurumları, sermaye piyasası kurumları gibi finans ekosistemi içindeki tüm paydaşlarla ilişkiler kurmaya devam ediyoruz. Sektörümüzün gelişimi adına elimizdeki tüm imkanları kullanmaya ve bu yolda hizmet vermeye devam edeceğiz. Daha katılımcı bir anlayışla sektörün tüm güncel problemlerini çözüme ulaştırıp bankalarımızın daha kaliteli, nitelikli hizmet sunmalarını ve sektörümüzü birlikte büyütmelerini arzu ediyoruz.

Türkiye Katılım Bankaları Birliği Genel Sekreteri - Osman Akyüz

İçeriği Katılım Finans 28. sayısında görüntüleyebilirsiniz. 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner7
Günün Anketi Tümü
Katılım Finans 28. Sayısını Değerlendirin!
Katılım Finans 28. Sayısını Değerlendirin!
banner9

Gelişmelerden Haberdar Olun

@