Ekonomi Reform Paketi Ve Katılım Finans

Strateji çalışmalarında da yer alan çeşitli başlıklar, 12 Mart 2021 tarihinde açıklanan Ekonomi Reform Paketi ile somut eylem maddelerine dönüşmüştür

Dergi 11.05.2021, 01:08 31.05.2021, 13:17
231
Ekonomi Reform Paketi Ve Katılım Finans

1980’li yılların ortasında özel finans kurumlarının kurulmasıyla Türkiye’de aktif olarak faaliyetine başlayan katılım finans sisteminin geçmişten bugüne gelişimi kabaca üç döneme ayrılabilir: 1984-1999 yıllarını kapsayan “temellerinin atılması dönemi”, 1999-2014 yıllarını kapsayan ve konvansiyonel düzenlemeler kısıtı altında sektör tarafından önemli ilklerin gerçekleştirildiği “ihtiyatlı gelişme dönemi”, 2014-2020 yıllarını kapsayan ve kamunun katılım finansı stratejik bir sektör olarak görmesine istinaden gerçekleştirilen kurumsal/hukuki düzenlemeler öncülüğündeki “stratejik gelişme dönemi”.

Cumhurbaşkanımızın 2019 yılında katılım finans kavramı ve katılım finans kuruluşlarına ilişkin açıklamaları, katılım finansın stratejik dönüşümüne yönelik önemli bir dönüm noktası olmuştur

2021-2025 döneminin ise katılım finansın bütüncül olarak ele alınarak, sürdürülebilir biçimde hak ettiği yere ulaşmasını sağlayacak politika adımlarının atılacağı “stratejik dönüşüm dönemi” olması hedeflenmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2019 yılında katılım finans kavramı ve katılım finans kuruluşlarına ilişkin açıklamaları, katılım finansın stratejik dönüşümüne yönelik önemli bir dönüm noktası olmuştur. Katılım finans stratejisi, vizyonu ve ekosisteminin gelişimine ilişkin olarak üzerinde durulması gereken ilk ve temel nokta katılım finans tanımının net bir şekilde ortaya konulması ile kapsamının belirlenmesidir. Katılım finans; özetle katılım finans esaslarına göre faaliyet gösteren tüm aktörleri, ürün ve hizmetleri kapsayan finansal sistemi ifade etmektedir. Dolayısıyla başta katılım finans kuruluşları olmak üzere, katılım sermaye piyasaları, katılım sigortacılığı ve katılım sosyal finans gibi sektörler katılım finans çatı kavramı altında ifade edilmektedir.

Katılım Finans Dairesi Başkanlığı'nın kurulması ile Türkiye’nin katılım finans stratejisinin oluşturulmasına yönelik önemli bir adım atılmıştır

2021 yılı ilk çeyreğinde, T.C. Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi bünyesinde Katılım Finans Dairesi Başkanlığı kurulmuştur. 6 Şubat 2021 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan Dairenin temel görevi, katılım finans alanında stratejiler geliştirerek bu stratejiler kapsamında ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonunu sağlamak ve stratejilerin uygulanmasını takip etmektir. Böylece, bütüncül bir yaklaşımla Türkiye’nin katılım finans stratejisinin oluşturulmasına yönelik önemli bir adım atılmıştır. Katılım Finans Dairesine tevdi edilen diğer görevler arasında; katılım finans alanında kamu, özel sektör, üniversiteler ile sivil toplum kuruluşları arasında iş birliğini artırmak, koordinasyonu sağlamak, ulusal ve uluslararası faaliyetler gerçekleştirmek, Türkiye’nin uluslararası finansal piyasalardaki konumunu güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapmak, yeni finansal araçların sisteme kazandırılması, finansal ürün geliştirilmesi ve çeşitliliğin artırılmasına yönelik projeler geliştirmek de bulunmaktadır. Ayrıca stratejilerin uygulanmasının takibi, koordinasyon faaliyetleri, yapılan çalışmalar ve gerçekleştirilen projeler düzenli olarak Sayın Cumhurbaşkanımıza rapor edilecektir.

Strateji çalışmaları kapsamında, 2021-2025 dönemini kapsayan Katılım Finans Strateji Belgesi’ne yönelik hazırlık çalışmaları başlamıştır. Önümüzdeki aylarda neticelendirip Sayın Cumhurbaşkanımıza arz edeceğimiz Katılım Finans Strateji Belgesi ile İstanbul Finans Merkezi projesinin iki temel ayağından bir tanesi olan katılım finansın ruhuna uygun bir şekilde faaliyet göstermesi ve finansal sistem içinde hak ettiği yere ulaşmasına yönelik strateji, hedef/eylem maddelerinin oluşturulması amaçlanmaktadır.

Önümüzdeki dönemde ekonomi ve finans alanında yaşanması muhtemel küresel tektonik gelişmelerin yanında, İstanbul Finans Merkezi projesinin vizyonu, güçlü, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümeye yönelik makroekonomik hedefler ile Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SDG) gibi uluslararası gerçeklikler, Katılım Finans Strateji Belgesi’nin oluşturulmasında, stratejik amaç ve hedeflerinin belirlenmesinde göz önünde bulundurulmaktadır. Ayrıca Katılım Finans Strateji Belgesinin vizyonu, misyonu, amaç ve hedefleri gibi başlıklarına ilişkin içeriğin dört temel prensip çerçevesinde oluşturulmasına dikkat edilecektir. Bu prensipler şu şekilde özetlenebilir:

• Bütüncül Yaklaşım:

Katılım finans sistemi, kendisini oluşturan sektörlerin birbirleriyle karşılıklı etkileşimi ve birbirlerini desteklemesiyle ortaya çıkacak sinerji sayesinde, kendisini oluşturan parçaların gelişim hızının çok daha ötesinde bir potansiyele sahiptir. Bu kapsamda, Katılım Finans Strateji Belgesi bütüncül bir bakış açısına ve sektörler arası etkileşimi mümkün olduğunca doğru bir şekilde oluşturmaya dönük bir anlayışa sahip olacaktır.

• İdeal Prensipler:

Katılım finans sistemi, İslam’ın ilgili emir, yasak ve kurallarına uyum esasına göre çalışacaktır. Katılım finans esasları olarak tanımlanacak bu çerçeve, katılım finansın tanımlayıcı ön ko şuludur. Öte yandan katılım finans esaslarına uyum koşuluyla, risk paylaşımı, varlığa dayalılık ve dinin gayelerine uygunluğu içeren ideal prensipler de tanımlanmaktadır. Katılım Finans Strateji Belgesi, katılım finansın ideal prensiplerine yönelik faaliyet göstermesini teşvik edici ve destekleyici mahiyette bir anlayışa sahip olacaktır. İdeal prensipleri gerçekleştirmeye yönelik somut adımların atılmasının, katılım finansa yönelik olumlu algının artmasına ve İstanbul Finans Merkezi’nin küresel bir katılım finans merkezi olmasına da çok büyük katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.

• Amaç Odaklılık:

Katılım Finans Strateji Belgesi öncelikli olarak katılım finansın bütüncül bir şekilde dönüşümü ile gerekli temel altyapı ve destekleyici mekanizmaları oluşturmaya odaklanmaktadır. Finansal ürün çeşitliliğinin nasıl arttırılabileceği gibi konuların sektörlerce çok daha doğru şekilde planlanıp uygulamaya konulacağı değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, Katılım Finans Strateji Belgesinin amaç odaklı (stratejik dönüşüm, bütüncüllük, altyapı ve destekleyici mekanizmalar) ve yalın bir yapıda olması hedeflenmektedir.

• Türkiye’ye Özgülük:

Dünyadaki iyi uygulama örnekleri ve diğer ülke deneyimleri Strateji Belgesi’nin hazırlanmasında elbette yol gösterici olacaktır. Öte yandan, stratejilerin eyleme dönük başarısında, kurumsal iktisat ve ekonomik kalkınma literatüründe de vurgulandığı üzere; ülkeye has sosyo-kültürel yapı, kurumsal yönetişim, yasal altyapı ve ekonomik davranışlar gibi yerel faktörler başat rol oynamaktadır. Dolayısıyla, Türkiye’ye özgü bir modelin geliştirilmesine çalışılmaktadır. Katılım finans stratejisinin oluşturulmasında, örneğin, Malezya veya Dubai modelini kopyalayıp uygulamak gibi bir anlayış söz konusu değildir.

Yukarıda bahsedilen kısıtlar ve prensipler çerçevesinde, Kaipation tılım Finans Strateji Belgesinin hazırlanmasına ilişkin bir yol haritası hazırlanarak, uygulamaya konulmuştur. Yol haritasının ilk adımını, katılım finans sistemi içinde yer alan ya da ilişkili olduğu değerlendirilen kurum, kuruluş ve kişilere yönelik olarak hazırlanan Paydaş Öneri Formu oluşturmuştur. Sistematik bir şekilde hazırlanan ve 150’ye yakın paydaşa gönderilen Paydaş Öneri Formu ile strateji çalışmaları paydaşlarının katılım finansa ilişkin mevcut durum analizleri, tespitleri, beklentileri ve çözüm önerileri tarafımızla paylaşılmıştır. Yol haritasının ikinci aşaması olarak strateji belgesinin belkemiğini oluşturacak sekiz başlıkta (katılım finans kuruluşları, katılım sermaye piyasaları, katılım sigortacılığı, helal değer zinciri ile bütünleşme, kurumsal yönetişim yapısı, beşerî sermaye ile algı, farkındalık ve finansal okuryazarlık) çalışma grupları oluşturulmuş olup her bir çalışma grubu ile belirlenmiş konularda dörder toplantının gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Katılım Finans Strateji Belgesine ilişkin vizyon, misyon, stratejik amaçlar gibi başlıklarda da ayrıca çalışmalar devam etmektedir.

Katılım finans stratejisinin temel prensipleri çerçevesinde uluslararası tecrübeleri de göz önünde bulunduran çalışmalar devam etmektedir

Katılım finansın altyapısı ve destekleyici mekanizmalarının kurulmasına yönelik olarak strateji çalışmalarında da yer alan çeşitli başlıklar, 12 Mart 2021 tarihinde açıklanan Ekonomi Reform Paketi ile somut eylem maddelerine dönüşmüştür. Bu kapsamda, 2021 yılı sonuna kadar, müstakil bir Katılım Finans Kanunu’nun hazırlanması, uluslararası standartlarda bir Merkezi Danışma Kurulu’nun oluşturulması, katılım finans derecelendirme mekanizmasının kurulması ile uluslararası standartlarda bir Katılım Finans Tahkim mekanizmasının hayata geçirilmesi planlanmaktadır. Tüm bu konularda, katılım finans stratejisinin temel prensipleri çerçevesinde uluslararası tecrübeleri de göz önünde bulunduran çalışmalar devam etmektedir. Strateji çalışmaları yanında, başta yeşil finans, kitle fonlaması, altyapı finansmanı gibi konularda somut çalışmalar yapılmaktadır. Ayrıca yurt içi ve yurt dışında çeşitli üniversiteler/kuruluşlarla yapılan projeler devam etmektedir.

Son olarak katılım finans sektörünün vizyonu ve geleceğine ilişkin birkaç düşüncemi paylaşmak isterim. İnsanı ve insani değerleri geri planda tutan, gelir ve servet eşitsizliklerini besleyen, üretimsiz yapay büyümeye yol açan mevcut küresel finansal mimarinin artık sürdürülemez yapısı, mevcut sistemin temel aktörlerince de dile getirilen bir gerçektir. Önümüzdeki dönemde, öyle ya da böyle, sistemin mevcut aktörlerince yeni bir küresel finansal mimarinin oluşumuna yönelik somut adımlar atılacaktır. Ancak yeni bir finansal mimari önerisinin tüm dünyada toplumsal bir karşılık bulması için ahlakı ve insanı merkeze koyan, sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk gibi konuları öne çıkartan bir yapıda olması gerekmektedir. Dolayısıyla katılımcılığı, üretimi, ahlaki değerleri ve risk paylaşımını öne çıkaran katılım fin"ans, tüm insanlığa hitap edebilecek önemli bir potansiyele sahiptir.

Katılım finansa yönelik teveccühün ana dinamiği güvendir

Dünyada İslami finans merkezi olma iddiasındaki birçok ülkeden farklı olarak, Türkiye’nin çok önemli tarihi, kültürel, jeopolitik ve ekonomik avantajları bulunmaktadır. Bu avantajları kullanarak, doğru stratejileri hayata geçirerek ve katılım finansı; sürdürülebilir finans, etki yatırımları, yeşil finans ve finansal teknolojiler gibi alanlarla daha fazla kaynaştırmak suretiyle 2025’e ilişkin hedeflere çok rahatlıkla ulaşma ve bu hedeflerin üzerinde performans gösterme imkânı bulunmaktadır. Talep tarafında, yaptığımız çalışma ve analizler de çok net olarak göstermektedir ki katılım finansa yönelik teveccühün ana dinamiği güvendir. İnsanlar, sisteme güvendikleri sürece, maliyet, erişim gibi konularda feragat edebilmektedirler. Katılım finans sisteminin ruhuna uygun çalışmasına yönelik altyapı ve destekleyici mekanizmaların hayata geçirilmesiyle sektörlerin buna uygun kurumsal kapasiteyi ve insan kaynağını oluşturması durumunda, 2025 hedeflerinin çok üzerinde bir performans gösterilebileceği değerlendirilmektedir.

T.C. Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Katılım Finans Dairesi Başkanı Tarık Akın

İçeriği Katılım Finans 25. sayısında görüntüleyebilirsiniz. (Ekonomi Reform Paketi Ve Katılım Finans)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner7
Günün Anketi Tümü
Katılım Finans 26. Sayısını Değerlendirin!
Katılım Finans 26. Sayısını Değerlendirin!
banner9

Gelişmelerden Haberdar Olun

@